Güneşin Zaptı Yakın

Transandantal Dervişler Ocağı'na hoşgeldiniz!
Ekmeğinizi, suyunuzu alın.!
Ve dönmeye başlayın...

Ocağın Temel Kelamı

"Hayat, koordinatları belli olmayan bir alan üzerinde kopartılan patırtıdır; evren ise sara hastalığına tutulmuş geometri..." Cioran
Hukuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hukuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2012 Cumartesi

Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ

Muhasebe ve hukuk dünyasının çetrefilli sularında dolaşanlar çoktan haberdar oldular ve noter kapılarını tekmelemeye başladılar.

19 Aralık 2012 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ikincil mevzuatının son ürünü olan Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ ("Tebliğ" - hoh, memorandum yazıyorsun ya), iki Bakanlık'ın dev işbirliği sonucu T.C. tarihinde bu niteliğe sahip ilk tebliğ olarak yerini aldı.

Tebliğ'de şirketlerin neye açıkça sahip olması gerektiğinin belirtilmesi, geçici maddelerde muğlak kalması muhtemel bazı hususların belirtilmesi güzel olmuş.

Ancak memleket bu ya, illa ki bir yerden patlak çıkacak..Yeterli sayıda yaprakları olan muhasebe ve yönetim kurulu karar defterleri için ne yapılması gerektiği konusunda Tebliğ'in 13. ve 16. maddeleri arasında dev çelişkiler mevcut. 13. maddeden her bir hesap dönemi için yeni birer muhasebe/yönetim kurulu karar defterlerinin açılış onayı yapılmak suretiyle çıkarılması gerektiği gibi bir algı yaratılıyor ve buna istisna olarak pay defterleri ve genel kurul toplantı ve müzakere defterleri konuluyor. Onay yenilemeye ilişkin 16. madde ise muhasebe/yönetim kurulu karar defterlerinin yeterli yaprakları olduğu takdirde onay yenilenerek kullanılabileceği ifade ediliyor.

Haliyle bu durumda uygulama bakımından muğlaklık ortaya çıkıyor. Noterler haliyle yaprakları olan bir defterin varlığında yapılması gerekeni onay yenileme olarak görüyorlar.  SMMM uygulaması da paralel bir görüşü takip ediyormuş gibi gözüküyor. Adamın açılmış deftere açılış onayı yapacak hali yok. E onay yenileme gibi bir kurum mevcutsa, o halde niye her hesap dönemi için ayrı defter çıkarılması gerekiyormuşçasına bir hüküm koyuyorsun 13. maddede? Ancak bu durum anlaşılmazlığı ortadan kaldırmıyor haliyle.

Hırt all stars viva la Gümrük ve Ticaret Bakanlığı!

20 Nisan 2008 Pazar

Kamu Hizmeti

Kamu hizmeti... İdarenin yani devletin varlık sebeplerinin önde gelen nedenlerinden birisidir. Yürütülmesinde kamu yararı, yani toplumsal fayda olan herhangi bir hizmetin idarece kurulması, yönetilmesi ve sürdürülmesidir.

Otobüse biniyorsunuz, elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinden faydalanıyorsunuz, devlet tiyatrosuna gidiyorsunuz, kendinizi nüfusa kaydettiriyorsunuz, hatta tüccar oldunuz, devlete ait bir fabrikadan demir satın alıyorsunuz, iplik satın alıyorsunuz. Hayatınızın her alanında kamu hizmeti...

Devlet bunların tümünü etkin ve yeterli biçimde yere getirdiği sürece sorun yok.

Ancak...

1- Devletin kamu hizmetlerinde ne derece etkin olduğu Türkiye standartlarında tam bir kaos halinde. Her birimiz, her gün, her tür hizmetin yürüyüşüne lanet ederek dakikalarımızı geçiriyoruz. Kalkmayan otobüsler, tıkanan metro hatları, hatalı faturalar, iptal edilen kültür-sanat faaliyetleri..Olmayan kamu hizmetleri. Çalışmayan idare...Çürük idari yargı.

2- Kamu hizmetleri devlet denetimi altında özel kişilere de gördürülebiliyor...Türkiye'de bunun için müthiş usuller ve bu usullerin inanılmaz uygulamaları mevcut. Kendimizi fakirleştirmek, kendimizi kazıklattırmak için başvurulmadık çare yok. İşi kitabına uydurmak kolay, niyet olduktan sonra. Niyetlisi de çok, kaymağını yiyen de. İmtiyaz usulleri, yap-işlet, yap-işlet-devret, özelleştirme usulleri adları altında, kimlere neler peşkeş çekildi, devlet nasıl zarar ettirildi, halkın cebinden çıkanlar gün be gün nasıl arttı...İşini bilen kimi memurumuz, bürokratımız, ve girişimi yapan göbekli, takım elbiseli, purolu, yerli-yabancı "girişimciler" harika işler becerdiler...

Layık olduğunca yönetilen bu millete de bu reva...Peh!