Güneşin Zaptı Yakın

Transandantal Dervişler Ocağı'na hoşgeldiniz!
Ekmeğinizi, suyunuzu alın.!
Ve dönmeye başlayın...

Ocağın Temel Kelamı

"Hayat, koordinatları belli olmayan bir alan üzerinde kopartılan patırtıdır; evren ise sara hastalığına tutulmuş geometri..." Cioran
Kısa Kısa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kısa Kısa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mart 2011 Salı

Varoluşun Sertifikası

"Nous faire exempter de la vie parce qu'elle n'est pas notre élément? Personne ne délivre des certificats d'inexistence."

Cioran - Précis de Décomposition


"Hayat bizim ortamımız değil diye kendimizi hayattan muaf mı tutturalım? Var olmama belgesi veren kimse yoktur."

Cioran- Çürümenin Kitabı

26 Ekim 2010 Salı

Tabağımda bulut, kadehimde gökyüzü


"Apostol bu ne biçim meyhane?
Tabağımda bir bulut, kadehimde gökyüzü."

Oktay Rifat


Fotoğraf: tehanu_f tarafından, adres: http://www.trekearth.com/gallery/Middle_East/Turkey/Marmara/Canakkale/Bozcaada/photo719719.htm

10 Ekim 2010 Pazar

Yaşlı Yanılgı

bir ülke ki hiç gitmedin
bir deniz ki hiç yüzmedin
bir orman ki yaslanmadın yeşil serinliğine
        ya sen neyi özlersin ey kuzucuğum
anlat güzel günleri anlat bütün gücünle
ama özlemee
        çünkü sen hiç görmedin ki guzel gunleri


Hasan Hüseyin

23 Eylül 2010 Perşembe

Uyur İdik Uyardılar!

Uyur idik uyardılar, 
Diriye saydılar bizi,
Koyun olduk ses anladık,
Sürüye saydılar bizi..


Sürülüp kasabaya gittik,
Kanarada mekan tuttuk;
Didar defterine yettik,
Ölüye saydılar bizi..

Halimizi hal eyledik,
Yolumuzu yol eyledik,
Her çiçekten bal eyledik,
Arıya saydılar bizi

Aşk defterine yazıldık,
Pir divanına dizildik,
Bal olduk, şerbet ezildik,
Doluya saydılar bizi..

Pir sultan'ım haydar şunda,
Çok keramet var insanda,
O cihanda, bu cihanda,
Ali'ye saydılar bizi..



Pir Sultan Abdal

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Mufassal Kıssa, Garip Efsane


"Mufassal kıssa başlarsın, garip efsane söylersin"
Baki

Dipnot: Bilenler başka bir yerden de bunu hatırlayacaktır..

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Cioranist Manifesto


"İçgüdüsel olarak putlara taptığımızdan, düşlerimizin ve çıkarlarımızın nesnelerini kayıtsız şartsız şeyler haline getiririz"

"Olay haline gelme isteği, her birinin üzerine zihinsel bir karışıklık, ya da kişinin kendi istediği gibi bir lanet gibi etki eder"

"Bütün duygular mutlaklarını salgı bezlerinin sefilliğinden alırlar"


"Bizi çevreleyen şeylere, onlara isim verdiğimiz-ve ötelerine geçtiğimiz- ölçüde tahammül ederiz"

"Hiçkimse `havai`liğe hemen ulaşamaz. O bir ayrıcalık ve sanattır: her tür kesinliğin imkansız olduğunun farkına varan ve kesinliklerden tiksinen kimselerdeki yüzeysellik arayışıdır"

"Hayat ölümden fazla ürküntü verir:Büyük Meçhul odur"

"Atadan kalma ödlekliğimizin bize önerdiği çözümler, entellektüel edebinden yan çizmenin en beter yollarıdır. Yanılmak, kandırılmış olarak yaşamak ve ölmek;insanların yaptığı budur"

"Her geceden sonra, kendimizi yeni bir günün karşısında bulduğumuzda, o günü doldurma gerekliliğinin gerçekleştirilemez oluşu içimizi ürküntüyle doldurur"

"Anlar birbirini izler: Bir kapsamları olduğu yanılsamasına, ya da bir anlamları olduğu hayaline kapılmak için hiçbir sebep yoktur; cereyan eerler;seyirleri bizim seyrimiz değildir."

"Hayat, koordinatları belli olmayan bir alan üzerinde kopartılan patırtıdır; evren ise, sara hastalığına tutulmuş bir geometri..."

"Her varlık başka bir varlığın can çekişmesiyle beslenir"

"Kelimeler merhametlidirler: Narin gerçeklikleri bizi kandırır ve teselli eder"

"Düşkünlüğün kibiri olan isyan, soyluluğunu ancak yararsızlığından alır"

"Toplumun düzenini reddetmek de kabul etmek de aynı şekilde abestir."

"İnsanların var olmak ve harekete geçmek için sarıldıkları nedenleri, kendimde ortadan kaldırmak istedim. Sözle anlatılamayacak kadar normal bir hale gelmek istedim,-şimdi de sersemlemiş bir halde, budalalarla aynı düzeyde ve onlar kadar boşum."

"Ancak hakikate karşı hareket edilebilir. İnsan bütün bildiklerine rağmen, bütün bildiklerine karşı her gün yeniden başlar"

"Ebediyetle ilgili olan herşey, kaçınılmaz olarak harcıalem bir hal alır.

"Varoluşun içinden açıklamalarla sıyrılınamaz, buna ancak maruz kalınabilir"

"Başlangıçta, ışığa doğru ilerlediğimizi sanırız; sonra o hedefsiz yürüyüşten yorulur ve kendimizi yere bırakırız."

"Herşeyin beyhudeliği fikrinde ne ilerleme vardır, ne de bir sonuca varma"

"Hiçbir makul varlık tapınma nesnesi olmamıştır; bir isim bırakmamış, tek bir olaya bile damgasını vurmamıştır"

"Evren her bireyle başlar ve biter"

"Metafizikle bir tek genelev bağdaşabilir"

"Yaşam işaretleri: Zalimlik, fanatizm, hoşgörüsüzlük. Gerileme işaretleri: Canayakınlık, anlayışlılık, bağışlayıcılık"

"İnsanlık sadece kendini telef edenlere tapmıştır"

"Ürküntü devirleri sükunet devirlerini bastırır; insan olay bolluğundan ziyade olay yokluğundan rahatsız olur; tarih de onun can sıkıntısını reddetmesinin kanlı ürünüdür."

20 Mayıs 2010 Perşembe

Thesis 11


Berlin Humboldt Universitesi'nin girişine altın harflerle kazınmış Marx'ın motive edici 11. tezi

Thesis 11...

"Die Philosophen haben die Welt nur verschieden interpretiert; es kommt aber darauf an, sie zu veraendern."

"The philosophers have only interpreted the world, in various ways. The point, however, is to change it."

"Filozoflar dünyayı farklı şekillerde yorumlamışlardır; fakat esas olan, onu değiştirmektir."

22 Nisan 2010 Perşembe

Kim Ölür?


Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı,
Görmek istemekten kaçınanlar,
Yavaş yavaş ölürler.

Pablo Neruda

13 Kasım 2009 Cuma

Zeka Skalası

"Küçük zekalar insanları,
Ortalama zekalar olayları,
Büyük zekalar fikirleri tartışırlar..."

Eleanor Roosevelt

Roosevelt familyasından bu hanım nine hakkında ise daha sonra ayrıntılı yazacağım.Enteresan bir kişilik.

2 Kasım 2009 Pazartesi

Mut

" İnsan başta hiç mutlu degildir, ama bütün hayatını kendisini mutlu edecegini sandığı bir şeyin peşinde çabalayarak geçirir; nadiren amacına ulaşır, ulaştığında da yalnızca düş kırıklığıyla karşılaşır. Sonunda bir enkaz gibidir ve limana direkleri ve donanimlari yok olmuş bir şekilde gelir. Ondan sonra da mutluluk ya da mutsuzluk aynıdır. Çünkü hayatı içinde bulunduğu her dakika, yok olan andan fazlası değildir ve şimdi de sona ermektedir."

Arthur Schopenhauer
Fi Tarihi
Mut / Mersin

31 Ekim 2009 Cumartesi

C.




"Küçük kumarlarınız vardır. On kuruşluk tombalalar. Şimdi kim bilir kaç kere evde, kim bilir kaç kadının 'Aman ayol, bu ne kötü şans böyle,' sözüne kim bilir kaç erkek 'Üzülmeyin, kumarda kaybeden aşkta kazanır,' diyordur. Kim bilir kaç erkek de acele edip bu sözü ondan önce söyleyemediler diye onu kıskanıyordur.Biliyorum sizi.Küçük sürtünmelerle yetinirsiniz.Büyüklerinden korkarsınız.Akşamları elinizde paketlerle dönersiniz.Sizi bekleyenler vardır.Rahatsınız.Hem ne kolay rahatlıyorsunuz.İçinizde boşluklar yok.

Neden ben de sizin gibi olamıyorum? Bir ben miyim böyle düşünen? Bir ben miyim yalnız ? "

17 Temmuz 2009 Cuma

Acıya Dair



Ve bir kadın konuşarak, bize Acı'dan söz et dedi.
Ve o dedi ki:

Acınız idrakınızı saran kabuğun kırılmasıdır.

Nasıl meyvanın çekirdeği kırılmak zorundaysa, canevinin güneşi görmesi için, siz de acıyı tanımak zorundasınız.

Ve eğer yüreklerinizi yaşamlarınızın gündelik mucizeleri karşısında merak ve hayranlıkla dolu tutabilsediniz, acınız da en az sevinciniz kadar harikulade görünürdü.

Ve yüreğinizin mevsimlerini kabullenirdiniz, tıpkı tarlalarınızdan geçen mevsimleri her zaman kabullendiğiniz gibi.

Ve hüznünüzün kışlarını dinginlikle seyrederdiniz.

Halil Cibran

14 Temmuz 2009 Salı

Lizbon'da Bir Huzursuz


Bir şey kalmaz geride, hiç bir şey. Hiçiz biz.
Biraz güneşte, biraz havada geciktiririz
üzerimize çöken solunamaz karanlığı,
Küçük düşürülen, dayatma altındaki yeryüzünü.
Üreyen, ertelenmiş cesetler,
kararlaştırılmış yasalar, görülmüş heykeller,
Bitirilmiş methiyeler...
Her bir şeyin kendi mezarı vardır.
Bizlerin, bildik bir güneşin kan bağışladığı etin akşamı
oluyorsa
onların neden olmasın.
Öyküyüz biz, öyküler anlatan, başka hiç...


Fernando Pessoa

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Ve Çocuğun Uyanışı Böyle Başladı...



Ey gece sen de aldatıldın

Sana da tuzak kurdu yüzü güneş parıltılı kız

Cahit Zarifoğlu

11 Temmuz 2009 Cumartesi

Adamlar, Adamlar !

"Romen" Diyojen bir gün sokak ortasında, "Adamlar! Adamlar! " diye haykırmaya başladı. Halktan, eşraftan bir kısım insan etrafına toplandı. "Romen" Diyojen, "Ben adamları çağırıyorum!" diyerek sopası ile onları ürküttü.