Umutlar limanlarda,
Hayatlar limanlarda...
Ama biz bozkırların insanlarıyız...
Bilmeyiz bundan da gayrısını,
Dipnot: Sonu olmayan cümleler virgülle biter, ki devamı gelebilsin. Bir başka zaman diliminde sesimiz çıkabileceğinde, duyurulacağında.
"Hayat, koordinatları belli olmayan bir alan üzerinde kopartılan patırtıdır; evren ise sara hastalığına tutulmuş geometri..." Cioran




Bazen gemileri yakmak,yakabilmek lazım gelir.
Bilgisayar oyunlarına atıf yapmak gerekirse, bilen varsa...Kendiniz yakmazsanız
Civilization 2'deki gibi "Trireme"niz açık denizlerde kaybolur.
Age of Empires'taki ateş gemileri dibinize gelip göz parıldatan bembeyaz yelkenlerinizi karartır.
Bir Sıcak Saatler dizisi diyaloğundan fırlama gibi görünür belki böylesi gece yazıları...Gemiler, Cehennem...Evet kardeşlik, gemiler...Orada da gemiler buradaki gibi mi yanıyorlar?
Feanor da yakmıştı gemileri, Tarık-ül Ziyad da, kendi boğazlarını geçerken, ve bir daha geri dönmemeleri gerekiyordu. Geri dönmediler. Dönebilirlerdi, yakmasalardı gemilerini.
Gemileri yakın, ve ufka yürümeye, hemen şimdi başlayın... Yakma kararı yeterince zor, ki eylemi de bir o kadar meşakkatli.
Ancak, kendi kendinizi batırmaktan, denizin ortasında Titanic'ten düşmüşçesine tahta parçalarına sarılıp kör bir adaya düşmeyi beklemektense,varsın gemilerinizi feda edin...Ve asla geri dönmeyin, asla tekrar var olmasınlar.
Gece Saçmalamaları...Ama malum, denemeler sorgulanamaz, eleştirilemez. Sorgulamayınız, eleştirmeyiniz, ama dalganızı geçebilirsiniz!
-

















Denizlerin fatihi muazzam yaratıklar, Uçak Gemileri...Bize ve askeriye/donanmamıza ancak Boğazlar'dan geçen eski bir Varyag(Çin tarafından satın alınarak götürülen ve kumarhaneye çevrilen eski Sovyet dönemi bir Ukrayna uçak gemisi) kadar yakın olabildiler. Ancak hava kuvvetleri maksimum öneme ve kapasiteye sahip olduğundan beri, yani bu da İkinci Dünya Savaşı yıllarına tekabül ediyor, denizlerin Şehinşah'ı kesinlikle bunlardır. Ne savaş gemileri, ne filolar, ne üç beş fırkateyn, kruvazör, destroyer bir arada bunlara karşı durabilir.

Malumunuz yazın neşe kaynağımız olan turnuva bitti.Hakikaten de pozitif ve hücuma yönelik, bol paslı, bol varyasyonlu, yetenekleri öne çıkaran, göze hoş gelen futbolun üst düzey olduğu ve kazandığı, 2004 Grek ekolünü takip etmekte direnen bir kısım adi takımın ve Catenaccio'cuların defansif adetlere gün be gün daha çok bürünen Fransa'nın yıkık dökük ayrıldığı turnuvanın en iyi oyuncusu Xavi seçildi. Turnuvanın en iyi 23'ü ise UEFA tarafından, gruplarda elenen takımlar dikkate alınmayarak şu şekilde belirlendi:"Ve sonunda, hiçbir şey hiçbir şeye çıkmaz..."
Hz. Thermo Rheumon