Güneşin Zaptı Yakın

Transandantal Dervişler Ocağı'na hoşgeldiniz!
Ekmeğinizi, suyunuzu alın.!
Ve dönmeye başlayın...

Ocağın Temel Kelamı

"Hayat, koordinatları belli olmayan bir alan üzerinde kopartılan patırtıdır; evren ise sara hastalığına tutulmuş geometri..." Cioran

26 Mayıs 2009 Salı

Türk Televizyonlarının En Bayat Kişilikleri - 2



Evet, onu tanıdınız...

Sevdiniz de ilk başta hani fena gözükmemişti. Ta ki 10 sene kadar aralıksız gece gündüz tekrarlı programları gına getirinceye kadar. Sadece bu hanımefendiden ibaret de değildi. Kocası ve bilimum televizyon tiplemesinden oluşan tayfası kah keyifle gülücüklerle izlendiler, kah da bunaltı gına getirdiler.

İtilmiş-Kakılmış, Sürahi Hanım, Alican, Brezilya dizilerini alaya alan tipleme ve niceleri... Söyle bakalım Alicaaaan....Kak-İt...

Yasemin Yalçın tiplemelerinin klasik kaderi ve sonu vardır. Bu yüzden biraz da baygınlık vermiştir. Her skecin sonu standart bir şekilde sonlanırdı. Mesela, Sürahi Hanım gelini aileyi bıktırır bıktırır en son bir cinlik yapar kendini rağbette tutardı, Kakılmış bir şekilde sürekli dayağı yerdi...

Bir devir Türk televizyonlarında bu kadınla geçti. Şimdi tayfasıyla beraber toptan silindiler.

25 Mayıs 2009 Pazartesi

O an yazmak !!!

Bazı anlar vardır.
Yazmak isteği içine düştüğünüz. Bir eski büyük yazarımızın dediği gibi yazmasanız çıldıracağınız. Ama kelimeleri toplayamadığınız, ne yazacağınızı bilemedeğiniz...

Kaleminizin köreldiği, kalemtraşınızın beyninizin girdaplarında kaybolduğu o anlar.

Dudaklarınız öne doğru kapalı olur o an. Gözlerinizde anlamsız fakat bir o kadar da dingin bir bakış, tam duvara doğru. Vakur bir duruş, öne kambur sırtınıza rağmen, kapanmaya direnen gözlere rağmen dimdik vakur bir ayakta kalış...

Sözlerin yarım kaldığı, hissedilenin dillendirilemediği o an...Yazabilmek ne güzel, anlatabilmek ne zordur!

6 Mayıs 2009 Çarşamba

Bu Su Hiç Durmaz...

Her ne kadar saygın bir sanatçı olsa da Leman Sam'a, ve tabi ki asla ve asla Gülben Ergen'e verilmemesi, arkada Erkan Oğur ve ekibiyle beraber Bülent Ortaçgil'den sonsuza dek dinlenesi, hayatın özetini, her ne kadar buruk da olsa en güzel ve isabetli yapabilmiş o güzel şarkı...
Verimin yok olduğu anlarda...


Açıkhava konserini ısrarla izleyiniz:
http://www.youtube.com/watch?v=Jy2X1eEURDM&feature=related

Kar gibi örttün üstünü
İçinde tüm çiçekler
Birer birer titrediler
Uykusuzluğundan belliydi
Kafanda birikintiler
Teker teker döküldüler
Sen hep kendine önlemler aldın
Ben kendime yasaklar koydum
Önümüzde barajlar var
Bu su hiç durmaz

Yaşamak dop doluydu
Akan pınarlar gibi
İnanmayanlar beklediler
Umutlarını borç verdin
Cebinde hiç kalmadı
Dostların anlamadılar
Sen hep kendine önlemler aldın
Ben kendime yasaklar koydum
Önümüzde barajlar var
Bu su hiç durmaz

Nar gibi güzelliğin gizliydi
Vereceklerin fazlaydı
İnsanlar inanmadılar
Sustun sustun konuşmadın
Sonra kaçtın arkana bakmadan
İnsanlar şaşırdılar
Sen hep kendine önlemler aldın
Ben kendime yasaklar koydum
Önümüzde barajlar var
Bu su hiç durmaz...