Güneşin Zaptı Yakın

Transandantal Dervişler Ocağı'na hoşgeldiniz!
Ekmeğinizi, suyunuzu alın.!
Ve dönmeye başlayın...

Ocağın Temel Kelamı

"Hayat, koordinatları belli olmayan bir alan üzerinde kopartılan patırtıdır; evren ise sara hastalığına tutulmuş geometri..." Cioran

5 Temmuz 2008 Cumartesi

Oskar Von Hutier



Tarih her zaman herkesi kolay kolay yazmaz. Kimi zaman da, ya yazdığını abartır, yahut da yazdığına hakettiği değeri vermez. General Oskar Von Hutier (1857-1934) de tarihin yeterince yazmadığı büyük askeri dehalardan birisi.

Hatta kendisini 20. yüzyılın en iyi kumandanlarından, en büyük askeri dehalarından biri olarak nitelesek, yanlış yapmış sayılmayız.

1. Dünya Savaşı esnasında Alman Orduları'nda bir komutandı Hutier. Ve, tarihin cilvesidir ki, daha evvel bölük komutanlığı yapan ve başarılı olan böylesi bir adamın, kendisine Doğu Cephesi'nde 10. Ordu kumandası verilerek tarih sahnesine çıkması, savaşın başlangıcının 3 yıl sonrasını, 1917 yılını bulmuştur.

Yüksek askeri dehasının ve sistemli çalışmasının sonucu geliştirdiği askeri taktikler, "Infiltrasyon Taktikleri", "Büyük Savaş"'ın en başarılı sonuçlarından birkaçını vermiştir. Doğu Cephesi'nde, kumanda almadan önce de zaten kısmen uygulamakta olduğu bu taktikleri, kumandayı alınca, uzun süredir kırılamayan Riga Kuşatmasını sonlandırarak, "Riga Fatihi" unvanını almış ve bunun yanısıra, yine askeri harp tarihinde ilklerden birini gerçekleştirerek, Baltık'taki Rus adalarına amfibik saldırıda bulunarak bu adaları da ele geçirmiştir askerleriyle.

Akabinde İtalya Cephesi'ne yönlendirerek, Merkezi Güçler'in İtalyan kuvvetlerini parça pincik ettiği ve sadece esir sayısının 300.000 olduğu Caporetto Taarruzunu, veya İtalya açısından, bozgununu yönetmiştir. Sonra Fransa Cephesi'nde, kuzeni Ludendorff'un Bahar Taarruzları'nda, diğer taarruzlardaki gibi yine kendi master alanı olan infiltrasyon taktikleriyle, Almanya son kurşunlarını atarken, Fransız hatlarını delen, ve burada gedik açan tek komutan olmuştur. Bugün hala konuyla ilgili tarihçiler ve askerler arasında, Hutier'in açtığı gedikten Alman Orduları'nın içeri girerek Müttefik Orduları'nı sarma ihtimali halinde neler olmuş olabileceği konuşulagelir.

Bu "İnfiltrasyon" Taktiği ne midir?

Hutier'in savaş tecrübeleri, diğer ordular üzerine incelemeleri, ve bunları bir imbikten geçirmesi sonucu oluşturulmuş bu taktikler, aşama aşama zafer için tasarlanmıştır; savaş alanlarında ve askeri doktrinlerde, Ateş gücü ve Şok/Sürpriz unsuru ekollerinin erken dönem en önemli uygulamasıdır. Yani, o döneme kadar asker sayısı ve planlı ilerleme üzerine kurulu askeri doktrinler yerine, Hutier, kendi taktiklerini kısa dönemde şok ve sürpriz yaratarak, yüksek ateş gücü kullanımıyla düşman hatlarının delinmesini öngörmüştür, ve harpte bir milat yaratmıştır. Basit bir anlatımla, Şok gaz saldırısıyla destekli kısa ancak yoğun bir topçu bombardımanı ile başlayan saldırı, makinalı tüfekler, havanlar, el bombaları gibi hasar gücü yüksek silahlarla donatılmış "Yıldırım Orduları"(Sturmtruppen) askerlerinin, zaten bombardımana ve gaza maruz kalarak zayiat vermiş ve karışıklığa düşmüş düşmanın üzerine, düşmanın önceden tespit edilmiş zayıf noktalarından saldırarak, darbeyi maksimuma çıkarırlar, ve geriden gelen piyade birlikleri, önden yaratılan karmaşa ve zayiattan faydalanarak, ilerleme katederler.

Tarih sayfalarının yeterince anmadığı bir diğer kumandan da Paul von Lettow-Vorbeck'tir. Afrika'nın Yenilmez Gerillası Lettow-Vorbeck de bambaşka bir yazının konusudur.

2 yorum:

wert_will dedi ki...

sitenizi çok begendim

Thermo Rheumon dedi ki...

Çok teşekkür ederim :)